Zina, Nafaka ve Mal Rejimi İlişkisi : Zina Sebebiyle Boşanma
- Muhammed Erdoğanoğlu

- 9 Tem 2025
- 2 dakikada okunur

Zina nedeniyle açılan boşanma davalarında, nafaka ve mal paylaşımı konularında eşlerin kusur durumları belirleyici olmaktadır.
1. Yoksulluk Nafakası Açısından Zina
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine göre, boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek olan ve daha ağır kusurlu olmayan eş, diğer eşten yoksulluk nafakası talep edebilir.
Ancak zina fiili, en ağır kusur sayıldığından zina yapan eşin yoksulluk nafakası talep etme hakkı yoktur.
Yargıtay bu konuda son derece nettir:
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2017/2456 E., 2018/1794 K.“Zina yapan eş, boşanmada en ağır kusurlu sayılacağından yoksulluk nafakası talep edemez.”
Öte yandan zina mağduru olan eş, hem yoksulluk nafakası hem de manevi tazminat talebinde bulunabilir.
2. İştirak Nafakası
Zina nedeniyle boşanan eşler arasında müşterek çocuk varsa, velayet kendisine bırakılmayan taraf çocuğun bakım ve eğitimi için iştirak nafakası ödemek zorundadır. Zina, çocuğa olan sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
3. Manevi Tazminat
TMK m.174/2 uyarınca, zina gibi kişilik haklarına ağır saldırı içeren durumlarda, mağdur eş manevi tazminat talep edebilir.
Yargıtay, zina nedeniyle manevi tazminatı genellikle kabul eder. Ancak bunun miktarı, evliliğin süresi, yaşanan travmanın boyutu ve tarafların ekonomik durumu dikkate alınarak belirlenir.
Yargıtay 2. HD, 2016/10533 E., 2017/8401 K.“Zina sabit olup, davacı eşin kişilik hakları açıkça ihlal edildiğinden, uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmelidir.”
X. Aile Konutu ve Zina sebebiyle boşanma
1. Aile Konutu Nedir?
TMK m.194 kapsamında aile konutu, eşlerin birlikte yaşadığı, yaşam merkezlerini oluşturduğu ve barınma ihtiyacını karşıladığı taşınmazdır. Eşlerden biri adına kayıtlı olsa bile, evlilik süresince ortak kullanıma tâbi tutulur.
2. Zina ve Aile Konutunun Paylaşımı
Zina yapan eş, ev kendisine ait olsa bile bazı durumlarda konuttan çıkarılabilir ya da diğer eşe oturma hakkı tanınabilir. Özellikle çocukların velayeti mağdur eşe bırakılmışsa, çocukların üstün yararı gereği konutun tahsisi söz konusu olur. zina sebebiyle boşanma
Yargıtay 2. HD, 2019/7538 E., 2020/1565 K.“Zina yapan eşin adına kayıtlı olan konut, çocukların üstün yararı gözetilerek diğer eşin kullanımına bırakılabilir.”
3. Paylaşım Aşamasında Konutun Durumu
Boşanma davasından sonra mal rejimi tasfiyesi aşamasında aile konutu, edinilmiş mal sayılıyorsa değerinin yarısı diğer eşe verilir. Ancak zina yapan eşin kusuru nedeniyle TMK m.236/2 devreye girerse, bu pay azaltılabilir veya tamamen kaldırılabilir.
XI. Yargı Kararlarıyla Örnekli Genel Değerlendirme
Konu | Zina Yapan Eşin Durumu | Zina Mağduru Eşin Hakkı |
Yoksulluk Nafakası | Talep edemez | Talep edebilir |
Manevi Tazminat | Ödeme yükümlülüğü doğar | Talep hakkı vardır |
Edinilmiş Mal Payı | Azaltılabilir/kaldırılabilir | Tam pay + tazminat alabilir |
Aile Konutu Kullanımı | Çıkarılabilir | Tahsis edilebilir |
SONUÇ
Zina, yalnızca kişisel bir ihanet değil, hukuki sonuçları son derece ağır olan bir eylemdir. Türk Medeni Kanunu’nda en ağır kusur olarak değerlendirilen bu fiil, evlilik birliğini sona erdirmekle kalmaz; nafaka, tazminat, mal paylaşımı ve konut hakkı gibi pek çok konuda kusurlu eşin haklarını sınırlamaktadır.
Modern hukuk anlayışı, sadece “eşit paylaşım” prensibiyle değil, aynı zamanda adaletin tesisi ilkesini gözeterek; mağdur eşin haklarını daha güçlü bir şekilde koruma yoluna gitmektedir. Zina eylemi işleyen eş ise hem ekonomik hem sosyal anlamda bu ihlalin bedelini hukuken ödemek durumunda kalmaktadır. B tür davalar içerikleri gereği alanında uzman bir avukat ile çalışılmasını gerektirmektedir. Batman Avukat Muhammed ERDOĞANOĞLU Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak bu dava türünde sizleri vekiliniz olarak temsil edebildiğimizi önemle belirtmekteyiz.







Yorumlar